KURU KURUYA “ÖĞRETMENLER GÜNÜ” KUTLANMAZ!

Biz “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diyerek eğitimin öğretimin önemine vurgu yapan Hz. Ali’nin bu konudaki anlayışını şiar edinmiş bir toplumun ferdiyiz…

Eğitim bu kadar önemli ise biz niye bu kadar eğitimi ıskaladık ve ıskalamaya devam ediyoruz? Sorusuna doğru cevaplar bulmak zorundayız…

Hiç unutmam bir gün Prof. Dr İlber Ortaylı “Biz eğitimi ve dini köylülere bıraktık” mealinde bir sözü ile acı bir sosyolojik gerçeğe parmak basmıştı… Oysa gelişmiş ülkelerde eğitim ve din işleri hep toplumun ileri gelen aydın ve bilge kişilerince yerine getirilmiştir.

Buradaki “köylülük” hem sosyolojik hem de felsefi bir tanımlamadır.

Daha kendi ihtiyaçlarını gidermeden insanlar aydınlatıcı bir yolda önderliğe soyunamazlar.

Biz üniversite sınavlarında yüksek puan alamayan çocuklarımızı öğretmenliğe ve din adamlığına yönlendirerek büyük yanlışlar yaptık… Bu nedenle ortaya çıkan tablodan iyi bir sonuç alınamazdı ve nitekim de öyle oldu…

Ancak öğretmenliği seçen Türk çocukları onca imkansızlığa ve gelir adaletsizliğini rağmen yine de başarılı oldular…

Köy Enstitüleri’ni kapatmanın artık açık bir ihanet olduğu ortada… ABD ile yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde eğitim ve müfredatın belirlenmesinde 1940’ların ikinci yarısından itibaren ABD’lilerin etkin olduğunu sağır sultan bile biliyor…

Halbuki eğitim ve öğretim ile öğretmenlerimizin rolü bireysel ve toplumsal gelişimimiz için çok önemli! Ancak bu öneme binaen bugüne kadar hiçte öyle davranmayı beceremedik. Öğretmenlerimize maddi ve manevi gereken desteği vermedik. Kendilerini geliştirmeleri için onlara olanak sağlamadık. Hep tek taraflı olarak onlardan fedakarlık bekledik.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’de her zaman öğretmenlerimizin önemine ve değerine vurgu yapmıştır.

Her 24 Kasım’da öğretmenlerimizi kuru kuruya anmak bana göre öğretmenlerimiz için büyük bir anlam ifade etmiyor.

Biz ne zaman öğretmenlerimize hak ettikleri değeri verir ve ona göre davranırsak o zaman doğru bir iş yapmış ve onları hatırlamış oluruz.

Bütün bunlara rağmen öğretmenlerimiz “Cumhuriyet Dönemi”nde olağanüstü bir şekilde başarılı olmuşlardır. Yoklukla ve yoksullukla boğuşmuslardır. Yeri geldiğinde ülkelerini ve değerlerini savunarak şehit düşmüşlerdir. Çoğunluğu öğrencilerini kendi öz evlatlarından ayırmayarak onlara yardımcı olmuştur.

Bu nedenlerle hakları ödenmez…

Eleştirilerimize rağmen yine de öğretmenlerimizin “24 Kasım Öğretmenler Günü” nü kutluyor, Türk Milletinin bir mensubu olarak onlara minnet ve şükran dolu duygularımı ifade ediyor ve daha güzel günlerde birlikte olmayı diliyorum.
Özcan PEHLİVANOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*