İŞÇİYE ve EMEKÇİYE BİR BAKIŞ AÇIŞI…

1 MAYIS KUTLU OLSUN

#SözümüzVarHareketi

İnsan emeği kutsaldır ve emeğe saygı aynı zamanda insana saygıdır. Bu nedenle biz #SözümüzVarHareketi olarak insana ve onun emeğine yani alın terine büyük saygı duyuyor ve hatta helal / haram telakkisi ile çok kutsal buluyoruz.

Bunun içindir ki, samimi duygularla işçinin ve emekçinin 1 Mayıs bayramını içtenlikle kutluyoruz.

Ancak bu kutlamanın yanında ama Türkiye’de ama dünyada; işçilerin ve emekçilerinin sorunlarının nasıl çözüleceğine dair çalışmalarda yapıyoruz.

Genel anlamda tarihsel kökleri de bulunan sorunların olduğunu ancak konjektöründe bu sorunları daha da ağırlaştırdığını söylemek mümkün.

Türkiye’de çalışan insan sayısı 27-28 milyon civarında… Yani nüfusumuzun üçte biri çalışıyor ve ülke ekonomisine katkı sunuyor.

Bunların 10 milyonu asgari ücretle çalışıyor. Asgari ücret ise 2.825 TL ve Türkiye giderek asgari ücretle yaşayan bir toplum haline dönüşüyor. Bir de buna asgari ücretin altında emekli maaşı alan milyonları eklerseniz ki, bu sayının 7-8 milyon olduğu söyleniyor, durumun vahameti daha da iyi anlaşılır.

İşçinin aldığı bu para ile yaşamı sürdürmek biliyoruz ki, çok zor. O zaman nasıl emeğin kutsallığından söz edeceğiz?

Mesele sadece karın doyurmaktan ibaret değil. İnsan aynı zamanda sosyal bir varlıktır. Sinema, tiyatro, konsere gidecek, kitap okuyacak, seyahate çıkacak ve ölünceye kadar gelişimini sürdürecektir. Bunları bu gelirlerle mi yapacaktır?

İşçinin, memurun hak arama örgütlerini ise ayrı bir yere koyuyor ve onlara “sarı sendikalar” demesem bile işçinin ve emekçinin hakkını, hukukunu koruyamayan kuruluşlardır diyorum.

İşçiyi ve emekçiyi sömüren bu düzen değişmelidir. Laf olsun diye söylemiyorum; gerçekten bu düzen değişmelidir!

Ancak bu düzeni, kapitalist dünyanın Türkiye temsilcileri haline gelmiş olan sermaye sahipleri ve hem onların hemde dünya kapitalistlerinin desteklediği siyasi partiler değiştiremez. Bu nedenle Türkiye’de çalışanlar üzerinde oynanan oyunun ve emek sömürüsünün çok açık bir şekilde farkındayız. Siz de farkında olun ve bunu her yerde söylemekten çekinmeyin… Daha kaybedecek neyimiz var ki? Bir de kayıt dışı yani merdiven altı çalışan Suriyeliler var ki, hiç sormayın gitsin!

İşte burada kendini yerli, milli ve bağlantısız olarak tanımlayan #SözümüzVarHareketi’nin önemi ortaya çıkmaktadır.

Bu hareket işçinin ve emekçinin hak ettiğini alması için bir düzen kuracak, sistemi buna göre geliştirecektir. Aksi halde kapitalizmin ve onların yerli temsilcilerinin hakimiyeti devam edecek buna paralel işçinin ve emekçinin burnuna halka takılı pozisyonu eskisi gibi sürecektir.

İşçiler ve emekçiler daha zenginlik içeren ve refahın eşit bir şekilde paylaşıldığı bir siyaset anlayışının Türkiye’yi yönetmesi için öncü rolünü oynamaktan asla imtina etmemelidir.

Gelecek işçilerin ve emekçilerin; hak, hukuk ve adalet arayışları ile şekillenecektir. Gelirde adalet arayışı da bunlardan biri olmalıdır.

Eğer farkındayız diyorsanız yapacağımız tek şey #SözümüzVarHareketi’nde birleşmek ve iktidar olmaktır. Bu “1 Mayıs” işçilerin, memurların ve tüm emekçilerin birleştiği bir bayram olsun ki, ülkenin makus talihini bir kez daha yenebilelim…

Özcan PEHLİVANOĞLU

#SözümüzVarHareketi

Ankara / 30 Nisan 2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*