BARBOROS KÖYÜNDE “OYUK FESTİVALİ”..

Bu hafta sonu kalkıp Urla-Çeşme arasındaki meşhur Barboros Köyüne “OYUK (Korkuluk) Festivali”ne gittim. Biliyorsunuz ben köyü ve köylülüğü savunan bir insanım. Köylülüğü savunuyorum derken geri kalmışlığı savunuyorum gibi bir anlam çıkmasın… Ben üretimi savunuyorum ve köylülüğün de, üretim demek olduğunu düşünüyorum.

Yıllar önce Paris’e gitmiştim. İşim yoktu ve aylak aylak Paris sokaklarını yürüyerek arşınladım. Bir sokağın içinde büyük bir kalabalık gördüm. Bir parkın içine çadırlar kurulmuştu. İnsanlar bir çadırdan diğerine giriyor ve merakla çadırların içindeki tanıtımları ve broşürleri inceliyorlardı. Ben de şaşırmıştım. Fransızlar; köylerini tanıtıyor ve insanları davet ediyorlardı. Çok ilgi çekiciydi. Bana göre de, Türkiye’de markalaştırılacak o köy var ki!

Barboros Köyü de bunlardan biri!

Onlar oyuk diyorlar ama ben korkuluk demesini seviyorum. Çünkü bizim çocukluğumuzun ilginç bir enstrümanı idi korkuluklar… Tarlalara veya sebze meyve ekilip dikilen yerlere kuşlar veya diğer hayvanlar zarar vermesin diye evlerdeki eski elbiseler kullanılarak insan görüntülü bu korkuluklar toprağa dikilirdi. Yani adı üstünde hayvanlar korksun diye bu korkuluklar yapılırdı. Bazen insanlarda korkmaz değildi hani!

İşte bu gelenek Barboros Köyünde yapılan festivalle hatırlatılıyor. Tabii bu arada köye has yemekler ve el işleri de tanıtılıyor. At üstünde davul zurnalarla gelin çıkartma günde üç dört kez tekrarlanıyor. Anlayacağınız küçük bir köy adeta “kültür üssü” haline getirilmiş.

Ben gittim bu güzellikleri köylülerle paylaştım siz de gidin onlarla paylaşın. Hem siz mutlu olacaksınız hem de onlar…
Özcan PEHLİVANOĞLU

ozcanpehlivanoglu@yahoo.com

https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*