TARIM ve HAYVANCILIK / BİR BAĞIMSIZLIK ŞARTIDIR!.. (29.Ağustos.2020)

Dünya devletleri hızlı bir şekilde geleceğe hazırlanırken ne yazık ki ülkemiz bu hızlı değişimde yer almakta zorlanıyor. Tarım dünya ülkelerinin en önemli politikaları haline gelmişken, ülkemiz de tarım politikaları yetersiz ve ülke gerçeklerinin dışına itilmiştir.

Ülkemiz daha önce ki yıllarda kendine yeten ülkeler içinde yer alırken, bugün geldiğimiz noktada tarım alanında her şeyi ithal eden ülke haline düşürülmüş durumdayız. Hatta üzülerek ifade edecek olursak “SAMAN” ithal eden ülkelerdeniz. Cumhuriyetin ilanı ile Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkemiz sathında başlattığı tarım ve tarıma dayalı ürünlerin yetiştirilmesi hamlelerinin başarısı sayesinde, 2000’li yıllara gelinmiştir.

Avrupa ülkelerinde ağır sanayi hamleleri ile birlikte uygulamaya konulan tarımsal ürün yetiştirme ve işleme politikaları da büyük sonuçlar vermiştir. Avrupa ülkelerinde artık ağır sanayi ile birlikte tarım sanayisi de önem kazanmış ve geleceklerini garanti altına almışlardır. Bugün küçük Avrupa ülkeleri bile kendilerini tarımsal alanda geliştirmiş dışarıya ürün ihraç eder hale gelmişlerdir. Hatta son yıllarda bazı Avrupa ülkelerinin tarım ürünleri ihracatı ağır sanayi ürünlerinden elde ettikleri gelir kadar önem arz etmektedir.

Ülkemiz kendi öz kaynaklarına ve çiftçisine dönmek zorundadır. Ağır ekonomik şartlar çiftçimizin belini bükmüş ve elinde olandan vazgeçme durumuna getirmiştir. Açılan ithalat kapıları ile de ucuza ithal edilen ürünler karşısında çiftçimizin ürettiği ürünler ithal ürünler karşısında ki ağır rekabet koşullarında ezilmiştir.

Gelinen noktada;
Ülkemiz tarım sanayisinin giderek geliştiği söylensede ne yazık ki gerçekleri ifade etmemektedir. Bugün şeker, yem ve gübre fabrikalarımızın tamamı ya satılmış ya da tasfiye edilmiştir. Yem ve gübre fiyatlarının yükselmesinin ana sebebi fabrikaların kontrolünün devletten çıkmasıdır. Bu durum çiftçilerimiz üzerinde ağır girdi maliyetlerinin artmasına sebebiyet vermiştir. Girdi artışlarında ki nedenlere ilaveten önemli devlet kurumlarının kapanması veya açılıp-kapatılması tarımsal ürün yetiştiriciliğinin yanında hayvancılık sektörününde büyük darbe almasına sebebiyet vermiştir. Bunların ışığında ülkemiz canlı hayvan ithal eden ülke durumuna düşürülmüştür.

Bu bağlamda;
Yurtdışından tarımsal ürün ithalatı giderek kısıtlanmalı ve sonuçta sıfırlanmadır. Devlet çiftçimizden üretim talep etmelidir. Üretim talep ederken de gelecek yıllara göre planmış ve programlanmış bir talep olmalıdır. Yeniden devlete bağlı yem ve gübre fabrikaları açılmalıdır. Bu sayede gübre ve yem fiyatları dengelenecek ve çiftçimizin yüzü gülecektir. Çiftçimize düşük faizli krediler yerine ayni ve nakti yardımlar hibe olarak yapılmalı, bunun içinde yeni devlet organizasyonları oluşturmalıdır. Milletimizin ve gelecek nesillerinin sağlığı her şeyin üstünde tutulmalı Nişasta Bazlı Şeker üretimi tamamen kaldırılmalı ya da çok sıkı önlemler alınarak ürünün yalnızca kozmetik sanayinde kullanımına izin verilmelidir.

#sözümüzvarhareketi ülkemiz tarım ve hayvancılığının sorunlarını ve çözümlerini bilmektedir. Çözümler içinde her zaman katkıya hazırdır. #sözümüzvarhareketi olarak çiftçimizin her daim yanında olacağımızı, destekleyeceğimizi ve verilen her sözün arkasında durulacağını açık ve net bir dille ifade ediyor, saygılarımızı sunuyoruz. 29.08.2020
Sözümüz Var Hareketi İcra Kurulu
#SözümüzVarHareketi

HOYRAN ZAFERİ – Doğan Kartay

Anadolu’nun kapısını Türk’e açan Büyük Selçuklu hakanı Alparslan’ın 1071 Malazgirt Zaferinden 105 yıl sonra 1176 yılının ilkbaharında, Bizans İmparatoru Manuel beşbin arabalık savaş gereci ve büyük bir ordu ile Denizli üzerinden Konya’yı ele geçirmek hedefiyle, Selçuklu üzerine harekete geçer. Amaç, Türk’leri Anadolu’dan söküp atmak, geldikleri yere, Anayurt Orta Asya’ya geri sürmektir. Selçuklu Sultanı II. Kılıçaslan barış ister. İmparator Manuel kabul Okumaya devam et HOYRAN ZAFERİ – Doğan Kartay

30 AĞUSTOS’TA TÜRK OLMAK (2010)

“Bu yazı 10 yıl önce yazıldı ve 2015 ila 2018’de yeniden yayınlandı. Şimdi dördüncü kez yayınlıyorum. Ancak belirtmek isterim ki; Türkler açısından değişen ve ileriye giden bir şey yoktur. 26.Ağustos.2020” “Tarihinde batıya doğru yürüyüşünü yüzyıllar öncesinden başlatan Türk Milletinin, Anadolu’ya attığı en büyük askeri ve siyasi adımların yaşandığı günlerin tekrarını bu günlerde yeniden yaşıyoruz. Her ne kadar gözden, gönülden ve Okumaya devam et 30 AĞUSTOS’TA TÜRK OLMAK (2010)

MİDİLLİ’DE BABAANNEMİ ANARKEN… (2013)

“Yunanistan’la kayıkçı kavgası yapanları görünce 7 yıl sonra bunlar yine aklıma geldi…24.Ağustos.2020” Son zamanlarda çok tekrar ettiğim gibi yine söylemek istiyorum ki (2013’ten önce); Türk Milleti, tarih ve kendisi ile acil olarak yüzleşmek zorundadır. Tarihin farkında olmayan bir milletin geleceğinin çok sıkıntılı olacağı şüphe götürmez bir gerçektir. Ayrıca toplumun yakalandığı ruhsal hastalıklarında bir an önce teşhis edilmesi ve tedavisine başlanması Okumaya devam et MİDİLLİ’DE BABAANNEMİ ANARKEN… (2013)

SÖZÜMÜZ VAR HAREKETİ UYARIYOR!

Güdümlü gündemin kadrolu yorumcularından gına geldi. Bir an evvel gerçek gündeme geçmek zorundayız. Muhalefetin görevi, güdümlü gündemin, herşeyi bilen(!) kadrolu yorumcularına cevap yetiştirmek olmamalıdır. Onlarla girilecek polemikten hayır gelmez, o iş ekmek yedirmez. Yapılan tartışmalarda zerrece bir “gerçek arayışı” görmüyoruz. Adamlar, sorunları çözmeyi değil, “sorunlarla yaşamaya katlanmayı” öğretmeye/dayatmaya çalışıyorlar. Tezgah net: Onlar konuşacak; muhalefet de sadece onların konuştuğuna cevap verecek! Okumaya devam et SÖZÜMÜZ VAR HAREKETİ UYARIYOR!

KONUŞMAK YERİNE YAPMAK ZAMANI!..

Uzun zamandır konuşan ve klavye başında yazan çizen insanları takip ediyorum ve okuyorum. Sadece sosyal medyayı kast etmiyorum. Kitap yazanları, gazetecileri, internet sitelerini, WhatsApp gruplarını ve pandemi sebebi ile artan zoom toplantılarını, Skype sohbetlerini ilgiyle okuyor ve takip ediyorum… Çoğunluk memleketin iç ve dış sorunlarından dertleniyor, akıl ve bilgilerince tavsiyelerde bulunuyorlar… Ben de faydalanıyorum. Ancak öyle bir zamandayız ki, yazmak Okumaya devam et KONUŞMAK YERİNE YAPMAK ZAMANI!..

SÖZÜMÜZ VAR HAREKETİ İZMİR TOPLANTISI YAPILDI…

Sözümüz Var Hareketi İzmir’de bir toplantı gerçekleştirdi. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu ağır sorunları konuşmak yerine, “saraydan dizayn siyaset mühendislikleri ile oyalanmaya” itiraz eden Sözümüz Var Hareketi; Türk Milletini siyasette daha aktif olmaya ve yapay gündemlere “tavır almaya” çağırmayı sürdürüyor. Hareket, bu amaçla son günlerde yürüttüğü seri toplantılardan birini daha, 11 Ağustos 2020 Salı Günü İzmir’de gerçekleştirdi. Toplantıya başta İzmir’in Bornova, Okumaya devam et SÖZÜMÜZ VAR HAREKETİ İZMİR TOPLANTISI YAPILDI…

BİZ KİMİZ?

Sözümüz Var Hareketi olarak bizler Türkiye sevdasıyla bir araya gelen ve Türkiye’nin daha iyi yönetilmesi iddiasıyla yola çıkan bir hareketin üyeleriyiz. Bilindiği gibi ülkemiz hem ekonomide hem siyasette hem de toplumsal hayatta ağır sorunlarla karşı karşıyadır. Temel amacımız; ülkemizin iç ve dış sorunlarını zamanında ve doğru tespit etmek, bu sorunlara katılımcı yaklaşımla doğru çözümler üretmektir. Öfkeyle veya diplomatik üsluptan uzak Okumaya devam et BİZ KİMİZ?